Tuesday, June 23, 2009

Radikal
MAHFİ EĞİLMEZ

Yeni küresel düzene doğru
ABD Başkanı Obama, Nisan başında gerçekleşen Londra Zirvesindeki ortak kararlara dayanan kriz sonrasını planla maya yönelik olarak adı Financial Regulatory Reform olan bir yeniden yapılanma paketi hazırlatmış bulunuyor. Oldukça kapsamlı olan 88 sayfalık bu reform paketine ilişkin ayrıntıları merak edenler raporun aslını ABD Hazinesi web sitesinden nceleyebilirler (http://www.financialstability.gov/docs/regs/FinalReport_web.pdf )
Plan çerçevesinde finans kuruluşları nın daha sıkı denetim altına alınabilmesi için bir Finansal Hizmetler Gözetim Kurulu oluşturul acak. Bu kurul ortaya çıkan sistemik riskleri gözleyecek ve kurumlar arası işbirliğini geliştir ilmesini sağlayacak. Fed’e yeni yetkiler verilerek finansal istikrarı bozabilecek olan bütün firmaları n denetlemesi sağlanacak. Finansal kuruluşlar için daha yüksek sermaye zorunluluğu getiril ecek. Yeni kurulacak olan Ulusal Banka Denet çisi bütün bankaları denetle mekle görevlendirilecek. Çeşitli kanunlardaki mevduat kurumlarının bankacılık kuralları dışında hareket etmesine imk ân sağlayan boşluklar doldurul acak. Hedge fonların Sermaye Piyasası Kurulunun (SEC) kaydına girmesi zorunluluğu getiril ecek.
Finans piyasaları için ayrıntılı denetim usulleri getiril mesi de planın bir parçası. Seküritizasyon piyasası yeni kurallara bağlanıyor. Fed’e ilave yetkiler verilerek ödemeler ve karşılıklı hesaplaşma sistemlerini denetim altında tutması öngörülüyor.
Tüketici ve yatırımcıların finansal kötüye kullanımdan korunması amaçlardan bir başkasını oluşturuyor. Bu alanda yeni ve kapsamlı denetim usulleri getiriliyor ve yeni kurallar geliştiriliyor. Tüketicileri haksız, yanıltıcı veya kötüye kullanıma açık uygulamalardan korumak üzere Tüketiciyi Finansal Koruma Kurumu kurul acak. Tüketiciyi ve yatırımcıyı koruma yolunda yeni ve ayrıntılı kurallar getirilecek.
Finansal krizleri yönetebilmek için hükümete çeşitli araçları kullanabilme yetkisi veriliyor. Banka dışındaki mali kesim kuruluşlarının da mali sıkıntı içine girmesi halinde tasfiye edilebilmesi için düzenlemeler getiriliyor.
Uluslararası kuralların standartlarının yükseltilmesi ve uluslar arası işbirliğinin artırılması da bu planın önemli parçaları arasında yer alıyor. Amerikan yönetimi bu sorunların yalnızca ABD’nin sorunları olmadığını ve küresel sorunlar olduğunu açıkladıktan sonra bütün dünyaya aynı yolda adımlar atılması için işbirliği öneriyor. Bunlara ek olarak Federal Mevduat Sigortası Kurumu’nun (FDIC) bankaların yanı sıra onlara tehlike yaratabilecek konumdaki reel kesim şirketlerine el koyabilmesi gibi yetki artırımları da planın içinde yer alıyor.
Böylece kriz sonrasının planlanması aşamasına fiilen girmiş bulunuyoruz. Kriz sonrasında küresel sistemin
ağır kurallar ve yoğun denetimin içine gireceğini öngörmüştük. Bu düzenlemeler ilk önce ABD’de şekle bürünmeye başladı.
Ama ABD planının sonundaki ifadeler bunun küresel sisteme yayılacağını ortaya koyuyor.
Belli ki bu adımlar krizden sonra küresel sistemi belirli bir standarda oturtacak. Ve bu adımlar yalnızca finansal sistemi değil bütün sistemi kapsayacak. Bu yeni standarttan küresel sistemin içinde yer alan hiçbir ülkenin kaçması mümkün olmayacak. Yani ABD’nin bu yeni planı küresel sisteme yayılacak, bunları kendi sistemine almayan ülkeler bir süre sonra küresel sistem dışı kalacak ve sistemin nemalarından yararlanamayacak.
Bu yeni küresel sistemi uygulamaya koyanların çok dikkatli davranması gerekir. Çünkü bu köşede aylardır
yazdığım gibi piyasa sistemi yaratıcılıkla ahlaki temel arasında ince bir çizgide yürür. Bu dengede yaratıcılık ağır basarsa ahlaki denge, kuralcılık ve denetim ağır basarsa yaratıcılık zarar görür. Çinli bilgelerin dediği gibi:
“Gemiyi yüzdüren de batıran da sudur.”

Yorum :

YENİ BİR DÜZEN Mİ?

ABD Başkanı Obama, “yeni bir düzen” habercisi gibi görünse de , görünen o ki, düzen gene aynı düzen. Sistemin kapitalizm evresinin, kısaca sermaye birikim sürecinin, kazan-kaybet oyununun, en vahşice oynandığı bir sürecin, sonuna gelindi. Bu sonun tüm alametleri ortadayken, eski düzeni, yeni bir düzen gibi sunmaya kalkışmak, bu düzenin belini doğrultmaya çalışmak, kimin çıkarınadır?. Bütünlenme yolundaki dünyayı parçalamak, insanları, yıkılması gereken değerler ve kurumlar dünyasına hapsetmek, yaratıcı- üretici ve tüketici gücüyle dengeli, bütünlenmiş bir insan olarak, gelişiminin önünü tıkamak, kimin çıkarınadır? .Doların kulu kölesi olarak, dünyayı gırtlağına kadar tıkayan doların yerine, insanı insan kılacak,yeni bir dünya parasının kelebek kanatlarını özgürce çırpması, kimin zararına? Böyle bir paranın yaratılmasının gereğini bir türlü dillendiremeyen ve engelleyenler, tıpkı 1944’lerin Keynes’ini göğüsleyen ABD’nin tavrı gibi bir tavrı, kafalarını, 13 haziran tarihli Hürriyet gazetesinde Sn.Ege Cansen’in dediği gibi, tamir çantalarına sokarak sürdürenler, yeni bir düzenin simgesi olarak, Mr.Obama’yı selamlayabilirler. Ama bunlar, sistemin bu krizinin de, diğer ikisi gibi, yapısal olduğunu görmek, kabul etmek istemezler. Parayı, bu sorunda yerli yerine oturtamayanlar, insanı sistemin odağında değil, hizmetinde, salt bir güç gibi görenler,hala kazan kaybet oyununda varlıklarını sürdürmek isteyenler, insanlar arası mübadele ilişkileri sisteminin, bugün gerekli koşulları oluşmuş, sürdürülebilir dengesini düşleyebilirler mi? Bunun için dünyaya, biraz daha yukardan, türümüzün bir unsuru gibi bakmak, evrensel düzenin kodlarını yakalamak, sürekli akan ve tazelenen bilgi sürecinden iyi beslenmek ve biraz da türümüze özgü, şairane bir hayal gücüne sahip olmak yeterliliğin ilk koşulları değil mi?
Yurdaer Erşan

No comments: